|
|
2006/6/11 aşk bahçesi.


Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı..Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa..Bir yığın vitrinin önünden geçti.. Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu. Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar..Hani ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte.. İçeri girdi..Kız gülümseyerek koştu ona.. "Size nasıl yardım edebilirim" diye..Nasıl bir gülümsemeydi o.. Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı..Kekeledi, geveledi, sonra "Evet" diyebildi.. Rast gele bir plağı işaret ederek.. "Evet.. Şu CD'yi bana sarar mısınız?.." Kız CD'yi aldı, içeri gitti. Az sonra paket edilmiş geri geldi.Aldı paketi, çıktı dükkandan, evine döndü, açmadan dolabına attı..Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana.. Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve getirdi, attı paketi dolaba, gene açmadan.. Günler hep alınıp sardırılan CD'lerle geçti.. Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda..Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi..Ertesi sabah bütün cesaretini topladı. Erkenden dükkana gitti. Bir CD seçti. Kız gülerek aldı plağı. Arkaya gitti, paketlemeye.Kız içerdeyken bir kağıda "Sizinle bir gece çıkabilir miyiz" diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi, notu kasanın yanına koydu gizlice.. Sonra paketini alıp kaçtı gene dükkandan..İki gün sonra evin telefonu çaldı.. Anne açtı telefonu.. CD Dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan.. Delikanlıyı istedi.. Notunu daha yeni bulmuştu ..Anne ağlıyordu..Duymadınız mı" dedi.. "Dün kaybettik oğlumu.." Cenazeden birkaç gün sonra, anne oğlunun odasına girebildi sonunda.. Ortalığa çeki düzen vermeliydi. Dolabı açtı.. Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü..Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı..İçinde bir CD vardı, bir de minik not.."Merhaba.. Sizi öyle tatlı buldum ki.. Daha yakından tanımak itiyorum.. Bir akşam birlikte çıkalım mı.. Sevgiler.. Jacelyn!." Anne bir paketi daha açtı.. Onda da bir CD ve bir not vardı..
"Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin, artık.. Sevgiler.. Jacelyn!.."

GERÇEK BİR OLAY
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum!
Erkek: Hayır bak ne kadar eğlenceli!...
Kız: Lütfen, lütfen çok korkuyorum!!!
Erkek: Peki, beni sevdiğini söyle
Kız: SENİ ÇOK SEVİYORUM,AŞKIM lütfen yavaşla!
Erkek: Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız, delikanlıya sıkıca sarılır.
Erkek: Şapkamı alıp kendine takarmısın, başımı çok sıktı
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: "Motosiklet kazası.. Motosiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı. Üzerindeki iki kişiden biri kurtuldu.." Gerçek ise şöyleydi.. Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti. Bunun yerine kızdan kendisi sevdiğini söylemesini ve son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek aşkın anlamı buydu!...
Aşk Gider,Acısı Kalır..
Aşk için bahar.Tehlike her yerdedir...Vuruluverirsin hiç ummadığın birine.Ama öyle çarpar ki kalbin, duracak gibi aldatır seni.Bahardan sonra yaz gelir...Hepimiz biliriz, sabun köpüğü gibidir yaz aşkları.Bence öyle basit değil.Henüz silinmedi hiçbirinin yarası benden.Aşk gitti ama acısını bıraktı, iz kaldı.Güz aşkları mevsimine dönünce dönence, pencereye sinmiş insanlar gelir gözümün önüne.Ve yavaş yavaş görünürler etrafta.Kimi yaza girerken terk ettiği aşkını, kimi yaz aşkını düşünür.Kimi ayrılık planlar ama hala yüreği yanar.Kimi terk edilmişliği sindirmeye çalışır.Çok azdır taze aşk yakalayan. Sanki bir doğum öncesi ölüm gibidir.Sonra kış gelir.Kimi yüzsüzler yazın hiç aldatmamış gibi eski sevgilisine döner;kimi sadıklar kavuşur...Kimi yalnızdır, kimi yorgun...O yorgunlar için kış uykusu başlar...Belki de taze baharlara, taze aşklara enerji depolarlar...Aşk dört mevsimdir herkesin sözlüğünde.Ama nedense bana bu anlattıklarımı çağrıştırmaz.Saçmaladım belki de bir paragraf boyu.Yalan attım.Aslında doğru olsalar bile yalanlardı çünkü, hissetmediklerimi yazdım.Ezbere konuştum.Aşk , kelimesi içimde gebe olduğum bir kelimedir.Her duyuşumda doğum sancısı çeker, doğuramam.Ama gözlerimin önüne o gelir.Sadece bir bakışına karın ağrıları, suyla yatışmalar.Bir tebessüme ömür bulmak.İtiraf.Saatler süren telefon konuşmaları.İlk duygular, çocuksu güzellikler.Ve sonra..... Nefessiz kalmacasına ağlamalar.Izdırap çığlıkları...Kış..Kış..Kış..... Azap....Ve sonunda doğan gün....Hemen her mevsim aşık olmuşumdur birilerine....Hatta sonbaharda bile...Ama onca ufaklı büyüklü sevda içinde, böylesine derinde var olan,böyle yaktı mı iz bırakan, bu kadar çaresiz bırakan,bu kadar arzu illetine hasta eden, bu kadar dizginsiz, sorgusuz,başına buyruk, acımasız, bu kadar bugünsüz sevda görmedim.Ve işte hiç biri böyle koyup, böyle yıkıp gitmedi.Ondan önce hiç biri içimden bir şey götürmemişti.Ondan sonrası zaten götüremez çünkü, götürülecek bir şey kalmadı..İşte o insan, beni aşka karşı böyle kelimesiz böyle hayretli, böyle çaresiz, isteksiz bırakıp gitti..Şimdi ben nefretten bile aciz isem bana bir şeyler borçlu.İçimden söküp aldığı bir şeyleri.Bana beni borçlu.Herkesi seven o sersem yüreğimi..Benden alıp kaçtığı o masum kızı borçlu.Bana bir dün, birde yarın borçlu.Benim ne günahım vardı da aşk için üç kelime etmekten aciz kalacaktım.Benim ne günahım vardı da her mevsim başka meyve yemek varken iştahsız kalacaktım.Yoktu elbet günahım..Onunda yoktu ya..Öfkem susmama engel...Ama ikimizin de suçu yoktu...Suçlu yoktu..Benim mevsimim sonbaharsa, yaza, kışa, bahara dönmez...Benim gibilerin nasibi pencere önüne sinip, mazide yaşamak,kendinle kanlı bıçaklı düellolar yapmak...Kendinle savaşmak , hırpalamak...Yaptığının farkına varıp ,bir de üstüne onun için cezalandırmaktır.
sorma bana gülüm
sorma banA GÜLÜM kimsin diye ne olur
sorma ne olur neden nicin diye
sorma bana GÜLÜM yanginin kime diye
GÜLÜM yandim simdi külüm
askasimim bir kara HÜZÜN
günlerim bir MATEM
GÜLÜMM.Ahhhh GÜLÜM be Ahh.
yandim kavruldum Yürek yandi DERINDEN
onu nasil silerim bu SINEDEN
gönül eve oldu VIRANN
GÜLÜM ahh GÜLÜMM
sorma GÜLÜM düslerime hüzünler el koydu
sorma GÜLÜM gülüslerim HISKIRlarda boguldu
sorma ne olur GÜLÜM; sorma
Güllerim bir terk edilisin girdabinda SOLDU
dallarim FIRTINAlarda kirildi
atesin IHANETINI gördüm
adi ASK yakdi yakdi Taaa SINEMI
suyun ihanetini gördümki hasret ÖZLEM
sorma GÜLÜM sana diyemem
sorma GÜLÜM farz etti ben bir leyla´yim
farz ettki GÜLÜM ben uzakligin HASRETIN
ÖZLEMIN Özlenin SEVGILININ Terk ettigi
tutup ATES lere attigi. alip yapayanliz
SANDIKLARA kilitledigi bir
Yanik SEVDALIYM be GÜLÜMM.
Ayrılık nikahı
Seni bilmem ama ben kararliyim Su garip sevdadan cayalim gitsin Bu askta senden cok ben zararliyim Bir kumar oynadik diyelim gitsin
Icimde bir his var benden pes diyor Olmayan duadan ümit kes diyor Madem ki bahtimiz böyle istiyor Kaderin emrine uyalim gitsin
Seninle burcumuz tutsaydi keske Aslanlar bir baska yengec bir baska Yarini olmayan hayirsiz aska Ayrilik nikahi kiyalim gitsin
Farzet ki bir rüya gördük ikimiz Gercekte bu hissi tanimadik biz Böyle bir masali yasamadik biz Bir varmis bir yokmus sayalim gitsin
Marifet felegin elinden cikmis Dünyada baska bir terzisi yokmus Keremi Asliyi narina yakmis Atesten gömlegi giyelim gitsin
DÜSÜNCE
SENİ DÜSÜNDÜM DÜN BÜTÜN GECE
BİR CARE ARADIM SENSİZLİGİNE
DÜSÜNCELERİMLE KOYULASTİ KARANLIKLAR
GÖZYASLARIMLA ISLANDI YASTIGIM
BÖYLECE UYKUYA DALDIM
GÜN ISIGINDA KALBİMDEN SIZAN
ILIK BİR KAN DAMLASIYLA UYANDIM
O ZAMAN SENSİZLİGİN ACISINI ANLADIM
GÜLYÜZLÜM BENİM.....
Sende agla agla artik
Yoklugum koysun sana
Kalbindeki ask sizisiyla kosup geleceksin kapima
Cok kislar Gecireceksin
Benim Sensiz gecirdigim gibi
Beni bensiz Seveceksin Seni sensiz Sevdigim gibi..
AGLAYACAKSIN ESMERİM
GÜN BATARKEN BİR AKSAM ÜSTÜ
AKLINA GELECEGİM O AN
BİR RÜZGAR UCURACAK SACLARINI
BEN GELECEGİM AKLINA AGLAYACAKSIN
DİLİN VARMAZ ADIMI ANMAYA
BOSVER HATIRLAMAYA CALISMA
NASIL OLSA BİR GECE TATLI RÜYANDA
BEN GELECEGİM AKLINA AGLAYACAKSIN
GÜN GELİP OTURURSAN NİKAH MASASINA
MUTLULUK HAYALİYLE ATSAN İMZANI
BEYAZLAR İCİNDE YAPACAGIN İLK DANSTA
BEN GELECEGİM AKLİNA GÜLYÜZLÜM AGLAYACAKSIN.........
UNUTTUM
KALBİMİ DOLDURAN GÜZEL GÖZLERİN
SİYAHMIYDI ELAMIYDI UNUTTUM
TASLANIP ÜSTÜNDE HAYAL KURDUGUM
SACININ RENGİNİ BİLE UNUTTUM...
ARAYA SİMSİYAH PERDELER İNDİ
SENSİZLİK KİMSESİZ YOLLARA SİNDİ
BELKİ BİR BASKASI SEVİYOR SİMDİ
AGLADIM,İNLEDİM,SUSTUM UNUTTUM...
SEVMEK VE İNANMAK HEP YALAN BUNLAR
SEVENLER SEVİLMEZ BOS YERE AGLAR
KİMBİLİR BU SENSİZ KACINCI BAHAR
DÖNME COK GEC ARTIK SENİ UNUTTUM..
SAYET BİR GÜN?...
BENİ SORARSA ADINI YAZDIGIM AGACLAR,
O DÖKÜLEN YAPRAKLARİNA DOYAMADAN
GİTTİ DERSİN.
SAYET BİR GÜN?...
BENİ SORARSA TENHA YOLLARDAKİ
AYAK SESLERİ,O DÖNÜSÜ OLMAYAN
YOLLARDA YÜRÜYOR DERSİN...
SAYET BİR GÜN?...
BENİ SORARSA YELKENLİ GEMİ
O ENGİNLERE YELKEN ACTİ
DÖNMEYECEK DERSİN.
SAYET BİR GÜN?...
BENİ SORARLARSA GÜLYÜZLÜM
KAHPE DÜNYAYA KÜSÜP GİTMİS DERSİN
SORARLARSA NE ZAMAN GELECEK DİYE
DÖNÜSÜ MECHUL...MECHUL DERSİN....
Akşamı son bulan ufuklarda..güneş damla damla erirken..hayatta kalan duygularımla..sana iki kelime söylüyorum...
"SENİ SEVİYORUM"

Ne içimde seni unutmak gibi bir his var..nede aşkımı körükleyen bir rüzgar..ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm..nede görmeye dayanacak kalbim var
|
|
|
|
|
kırmızı bir gül yerde uzanmıştı solmuştu kararmıştı yaprakları hüzünlüydü kaldırdım onu yerden okşadım yapraklarını kokladım sen sandım atmaya kıyamadım
|
|

BİR GÜLÜN HİKAYESİ
Onlarla yıllar önce tanıştım.Bir bar veya diskotek yada gece kulübü, yani yemekten sonra dans edip, eğlenmeye, müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde. Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, barları, restoranları ve işyerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. Can sıkıntısı içinde akibetimi bekliyordum daha ne kadar yaşayacağımı bilmeden. Kimse benimle ilgilenmiyordu. O gelene kadar... Çok güzel bir kadındı. Simsiyah saçları, düzgün vücudu, sade elbisesi ve benim kadar kırmızı dudakları kadar yıldız gibi parlıyordu. Kapıdan içeri girer girmez gözüm takıldı. Onun elinde, saçında veya yakasında olmak isteğiyle dolup taştım birden. Boş masama otursunlar diye dua ettim. Yanında birileri vardı, etrafa bakıyorlardı. Bende bakındım ve kalbim çarpmaya başladı, benden başka boş masa yoktu, demek ki bana geleceklerdi. Yanılmamıştım. Oturur oturmaz beni fark etti. Tanrım ne güzel bir kırmızı gül diyerek önce beni seyretti, sonra yapraklarıma yumuşak elleriyle dokundu, daha sonra burnuna götürdü beni. Ben onun dokunuşları ve kokusuyla ürperirken oda benim kokuma bayılmıştı. Eline alıp,uzunca bir süre tuttu beni. Arada bir kokladı,kokumu içine çekti. Erkeklerden ikisi benim güzelle ilgileniyordu. Aralarında gizli bir rekabet vardı.İkisi de arkadaştılar, daha doğrusu iş ilişkileri vardı ama güzel kadın yüzünden birbirlerinden nefret ediyorlardı. Bir ara adamlardan esmer olanı dansa kaldırdı kadını. Beni yerime bırakıp eşlik etti adama. Uzaktan izledim onları, konuşmalarını duymuyordum ama anladığım kadarıyla tam anlamıyla asılıyordu. Benimkide gülümsüyor, arada bir başını eğiyor, bir şeyler söylüyor, çoğu zamanda bakışlarını adamdan kaçırıyordu. Sıkıldığını anlamılştım. Tam oturmuşlardı kı, sarışın olanı kaldırdı dansa. Onu da kırmadı. Aşağı yukarı aynı şeyler cereyan etti. Ama bu adam daha kibardı ve sanırım ondan daha çok hoşlanmıştı. Derken... Derken o çıkageldi. Hiç beklemediğim, ummadıgım bir anda masaya geldi. Diğerlerinin arkadaşıymış kadınla ilk kez tanışıyorlardı. Küçük bir merasimden sonra kadının yanına oturdu. Ben yine onun ellerindeydim... Birden kadının kulağına eğilip, "kırmızının sana çok yakıştığını biliyor musun?" dedi. Sesi çok ateşliydi. Doğrusunu isterseniz, ben bile etkilenmiştim. Gözlerini kaldırıp ona gülümsediği an bakışlarının son derece çarpıcı olduğunu gördüm. Benim ki daha etkilenmişti.İkimizde dikkatlice incelemeye başladık adamı. Kendini beğenmiş bir havası vardı. Yakışıklıydı Allah için, şık ve iyi giyimli, ağzı laf yapan biriydi. Sık sık kulağına bir şeyler söylüyor, oda çapkına gülümsüyordu. Meğer oda benim gibi kapıdan içeri girdiği andan itibaren güzel kadını izlemiş. Birkaç dakika sonra iş işten geçmişti. Tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Yukarılarda dolaşan Eros, ikisini görür görmez oklarını kalplerine sapladı. O andan itibaren yalnızca ikisi vardı orada. Birlikte dans ettiler, sarıldılar, konuştular... Bende mutluydum ama birazdan onların gideceğini düşünmek acı veriyordu. Daha goncaydım, en azından bir haftalık ömrüm vardı, ama bundan sonraki günlerimi burada, bu karanlık yerde geçirmek istemiyordum. Beni alırmıydı giderken? Yanında götürürmüydü? Ben bu duygularla doluyken kalkmakta olduklarını fark ettim. Tanrım gidiyordu! Gidiyorlardı. Adam geldikten sonra benimle hiç ilgilenmemişti. Beni unutmuştu. Ayağa kalktı, çantasını aldı, ceketini omuzlarına attı ve yavaş yavaş uzaklaştı masadan. Beni bırakarak... Kahrolmuştum. Bütün ümitlerim sona ermişti. Ona son bir kez veda etmek üzereyken, genc adamın masaya döndüğünü gördüm. Bir şey unutmuştu herhalde. Geldi bana uzandı. Yoksa... Beni aldı, önce kokladı, kokumu onun yaptığı gibi içine çekti ve onun yanına gitti... Gözlerinin içine bakarak "bütün bir gece çok hoş bir ikiliydiniz, onu yalnız mı bırakacaksın" diyerek beni uzattı. Daha önce biraz kıskanmıştım, ama o anda çok sevdim bu adamı. Sarılıp öpmek geldi içimden. O gece ve sonrası onlarla birlikte aşkı, mutluluğu, tutkuyu, ihtirası yaşadım.Çok büyük bir aşka tanık oldum. Ama korkuyordum. Hislerim bu aşkın uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Evet cok seviyorlardı birbirlerini ama başka dünyaların insanıydılar... Her şeyleri farklıydı. Bu ilişki onları tüketecekti... Beni bir hafta boyunca vazoda baktı. Her gün suyumu değiştirdi, uzun yaşamam için vitaminlerle besledi beni. Her sabah yataktan kalkınca okşadı, sevdi, kokladı. Her akşam eve geldiğinde benimle ilgilendi. Yapraklarımın dökülmekte olduğunu fark edince kurumamamı, yapraklarımın dökülmemesini sağladı.Ömrümü uzattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşıyordum. Hala onunla beraberim. Onun yatağının başucundayım. Ben onunlayım ama buluşmamızı sağlayan bizimle değil artık.Korktuğum başıma geldi. Bir yıl sürdü ilişkileri. Aşk dolu geceler yerini kavgalara bıraktı.Hiç istememe rağmen birbirlerini kırmalarına şahit oldum. Onunla birlikte bende ağladım. Her kavga, daha tutkulu bir barışmayla sonuçlanıyordu. Ama sonra bir gün gitti ve bir daha hiç aramadı... Ama o günden sonra her gün bir arkadaşım geldi evimize. Her gün kırmızı bir gül getirdi çiçekciler. Kimden geldiğine dair hiçbir not olmadı güllerin üzerinde. Ama oda bende kimin gönderdiğini biliyorduk. Aradan yıllar geçti, başkaları geldi gitti eve. Ama o hiç gelmedi. Gülü hep geldi. O da güllerin hiçbirini atmaya kıyamadı. Hepsini yaprakları dökülmeye başladıktan sonra kuruttu, yaprakları ufaladıi, banyoda, odalarda sakladı. Saklamaya devam ediyor... Bu güzel kokulu evde ben öldüm bir gün ve... benimle birlikte o güzel kadın da öldü. Ama ev hala onun kokusuyla doluydu
Aşkın Kalbindeyse.. Mutluluğun elindeyse, İstediğin iki kelimeyse SENİ SEVİYORUM...
|
|
Belki hatıralar unutulup gidecek, Belki bu sevgier yok olup eriyecek, Ama şunu unutma, Bu kalp sonsuza dek seni sevip özeyecek...
Sanırım seni çok sevdim ki ayrılamıyorum. Bağlandım ki unutamıyorum, Yakınlardasın ki hissediyorum, Gizlemiyorum çünkü seni çok seviyorum.
Günü gece olsun diye yaşıyorum, Çünkü gece hayallerime geliyorsun, Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin, Hayallerimde ve kalbimdesin.
Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim, Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel, Çünkü gülüşünü çok özledim...
Seviyorum sevmenin acı verdiğini Her sevenin sevilmediğini bile bile ... Ama yine de bir umut taşıyorum Belki seven sevilir diye.
Hayalin hafızamdan silinene kadar, Izdırabından saçlarım dökülene kadar, Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar Her dakika Seni Seveceğim...
 
Gökyüzündeki yıldız sayısı kadar insan varsa eğer, sen çoban yıldızı olmalısın ! Hani yürek güzelliğiyle etrafını aydınlatan yıldız.
Ne dünden daha az, Ne yarından daha çok, Seni bugünde dün olduğu gibi, Yarın olacağı gibi çok seviyorum...
kırmızı bir gül yerde uzanmıştı solmuştu kararmıştı yaprakları hüzünlüydü kaldırdım onu yerden okşadım yapraklarını kokladım sen sandım atmaya kıyamadım
Sana GÜLÜM desem olmaz, solar gidersin, Sana BEBEĞİM desem olmaz, ağlar küsersin, Sana MELEĞİM desem olmaz, uçar terk edersin, SENİ SEVİYORUM desem, acaba ne dersin?
Neden durmadan yağıyorsun yağmur? Neyi ıslatmak istiyorsun? Cadde ıslak, Kaldırımlar ıslak! Gözlerimi ıslatmak istiyorsan, Onlar zaten ISLAK!!!
Düşünüyorum da düşüncelerin en güzeli, Beni düşünüp düşünmediğini düşünürken Düşündüğünü düşünmem olsa gerek diye Düşünüyorum!!!
Dünya güzel Hayat tatlı derler Yalan inanama Sevip sevilmeyince Mutlu olamayınca Arayıpta saadeti bulamayınca Bakıp da ellere Aldanma. Hayat bomboş...
ÖLMEYİ ALLAHA
YASAMAYİ SANA
AGLAMAYI KADERE
GÜLMEYİ SANA
SEVMEYİ KALBİME
SEVİLMEYİ SANA
BIRAKIYORUM GÜLYÜZLÜM.......
SEVERSİN BİR GÜN BİRİNİ
DERTLERİN İCİNDE BIRAKIP GİDER
MUTLULUGA KAVUSTUM DERKEN
ACILAR İCİNDE YAKARDA GİDER....
Seni umutlarımın ötesine koydum
Şimdi şarkılar senin şiirler senin
Seni sevdalar üstene koydum
GÜLYÜZLÜM BENİM
Aşkı koruyan benim sen sadece Sebepsin Aşkı körükleyen benim sen sadece Alevsin Hayaller kuran benim sen sadece Gülensin Yıkılan benim sen sadece Gidensin
Güller hep ellerinde açsın, ama dikenleri batmasın.Sevda hep seni bulsun,ama seni yaralamasın.Mutluluk hep yüreğine dolsun,ama beni unutturmasın.
  
Bugün bir çiçekcinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye.
  
Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum..Senden öncesi yoktu,seninle var olmuşum..Sende bütün umutlar,sende bütün duygular..Beni sende arama,ben artık senin olmuşum.
  
Alaca karanlığı sevmem ben, ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı yada namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı yada hiç olmamalı.
Paylaşmanın asaletini hiç bir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme,ve öyle bi arkadaş seçki sen onun için ölümü düşündüğünde o senin için çoktan ölmüş olsun.....
Hayat bir tiyatro dediler bana bir rol verdiler en acısı benimki idi önce sev sonra terket dediler
Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice
Ne zaman sağır bir ressam kristal bir zemin üzerine düşen bir gülün çıkardığı sesi çizerse sana olan aşkım o zaman sona erer!!!
Kim güneşin üzerine buzlarla seni seviyorum yazarsa bil ki o seni benden daha çok seviyordur aşkım...
  
Gün gelirde arayıp bulamazsan beni, Yıldızlara doğru sessizce bak eni görürsün! Çünkü ben her zaman senin o güzel gözlerinin, Daldığı yerde olacağım Bi Tanem..
  
Beni kör kıyılarda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki inançlarımı! Beni bensiz, beni sensiz bıraktın. |
zιуαяєт¢ι ∂єfтєяim

ѕιz∂є вιяşєуℓєя уαzıи lütfen...

引用通告 (2)
此日志的引用通告 URL 是: http://maniacazrael.spaces.live.com/blog/cns!C3C31DDD2F9D267B!1212.trak 引用此项的网络日志
|